Asya Ekspedisyonu

Anket

İnimden Mektuplar - 1

Tarih / Date: 17-04-2013

Cemal Gülas'ın İninden İlk Mektubu Geldi!

Çocuklara


Hafif kar yağıyordu, pencereden dışarı baktığımda küçük bir serçe karları eşeleyip karın dibindeki tohumları toplayıp karnını doyurmaya çalışıyordu. 

O an arkamdaki sıcak evde kaynayan tencerenin, yanan ateşin ve beni koruyan ailemin bana ne kadar büyük bir güven verdiğini düşündüm. Acaba bu küçücük serçenin küçücük ayaklarıyla koca dünyada işgal ettiği yer, kendisi için ne kadar güvenli bir yerdi ve ben bu kocaman dünyada ailem olmasa ne kadar güvende olurdum. 

Bunları düşününce dünyanın asla sonuna ulaşılamayacak büyüklüğünü hayal ettim.

Oysa yaşadığımız gezegenin o gün hayal ettiğim kadar büyük olmadığını, aradan elli yıl geçtikten sonra bugün anlayabiliyorum.

Siz şu an okuduğunuz bu yazıyla, elli yıl sonra hatırlayabileceklerinizi ya da anlayabileceklerinizi anlayabilesiniz diye, ben sizi kendi çocukluğuma ayakkabımın annemin küçük parmağının boyunda olduğu günlere geri döndürmek istiyorum. 

O gün çarşıdan alıp geldikleri küçük ayakkabımın, annemin, babamın, dedemin, dedemin annesinin ayakkabılarının yanında ne kadar küçük durduğunu görmüş ve bu ayakkabılar ne zaman onların boyuna ulaşacak diye de kara kara düşünmüştüm. 

O gün düşünebildiğim tek derdim de buydu herhalde; ayakkabılarımın ne zaman ailemin diğer üyelerinin ayakkabılarının boylarına ulaşacağı!

Öyle ya, kocaman dünyada her birimiz ayakkabımızın işgal ettiği yer kadar yeri işgal etmiyor muyuz... 
   

Nereye gitsek, nerede dursak dünyadan payımıza düşen ayakkabımızın boyu kadar bir yerdir. 

Oysa hayallerimiz öyle miydi, sonsuz, dünyayı kapsayan onu geçen, uzaya giden, aya ulaşan, yıldızlara ulaşan, sonsuz bir etki alanının içinde gidip gelebilen, bildiklerimizle bu hayalleri süsleyebileceğimiz inanılmaz zengin bir düş dünyası sunuyordu bizlere. 

O zaman hissetmiştim hayal kurmanın ne kadar zengin, ne kadar sonsuz bir heyecanın içine çektiğini insanı.

Çocuktum, küçüktüm, bilebildiklerim etrafımdakilerden ibaretti ama dünya etrafındakilerden ibaret değildi. 

Bugün siz çocuklar, küçücük bir camdan, küçücük bir telefondan dünyanın her yerine çok hızlı ulaşabiliyorsunuz ama o gün ben sadece gaz yağının aydınlattığı bir odada, küçücük yanan bir şöminenin alevinde ve odanın metrekaresi kadar bir alanda dünyayı hayal etmeye çalışıyordum. 

Ne bilgisayarım ne internetim ne de cep telefonum vardı. Ama bütün bu yokların yanında bir şey vardı benim hayal dünyamı tetikleyen :

Dedemin oturma odasının duvarında asılmış kocaman bir dünya haritası.

Ben bu kocaman dünya haritasının içinde nerede yaşadığımı aradığımda yaşadığım şehri bulamadığımda dünyanın ne kadar büyük olduğunu düşünüp bir kez daha heyecanlanırdım.

Oysa o dünya haritasının içinde adı olmayan benim şehrimin, içinde adı olmayan, on haneli küçücük bir dağ köyünde yaşıyordum. 

Ne yolu ne elektriği vardı, ne de geleni gideni. Ama ben hala yeryüzündeydim ve bu haritaya bakarak yeryüzünü aşan hayaller kurabiliyordum. 
   

İşte o hayaller ondan sonraki yıllarda beni dünyanın her yerine taşıyacak, o gün hayal ettiklerimi daha sonraki yıllarda tek tek yaşayacaktım.

O yüzden siz de size anlatmak istediğim hikayeyi değil, sizin hayal dünyanızın anahtarını arayın. 

Bu anahtar sizi bu günkü sınırlarınızın içinden çıkarıp dünyada, belki de uzayda, belki de ışık hızıyla gittiğinizde ulaşabileceğiniz kainatın başka bir ucunda, başka bir heyecana hazırlayacak.

Öyle ya ben gaz yağının aydınlattığı küçücük bir odada doğdum orada hayal kurdum, bugün dünyanın bu teknolojisini yaşıyorsam ve buna hükmedebiliyorsam bu teknolojinin içinde doğup gelişen sizler, gelecekte belki de uzayı fethedip uzayın fatihleri olacaksınız.

Dedim ya küçücük bir serçenin karı eşeleyip tohumları toplarken ne düşündüğünden yola çıkıp geldiğimiz çizgi uzayın derinlikleri, ışık hızıyla gittiğinizde ulaşabileceğiniz kâinatın boyutlarıdır. 

İşte hayal kurmanın engin ve zengin tarafı budur. Hayal kurarken yorulmadan, yorgunluk duymadan enerji ve çaba harcamadan, sadece bildiklerinizle kendinize sonsuz bir dünya yaratabilirsiniz. Ondan sonraki günlerde de hayal ettiğiniz dünyayı taş taş adım adım inşa edebilirsiniz. 

  
Devam Edecek...

ARŞİV

İnimden Mektuplar -2

İnimden Mektuplar -3



 



Yorum Yaz


E-Posta :


Saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • serkan elverisli
    02-05-2016

    meraba bir yorum kattiniz hayatiniza bir olduk seyrederken guzeldi calismalariniza basarilar serkan

  • lütfi akkaya
    17-04-2013

    bize doğayı, memleketimizi, ülkemizi tanıttığnız için. sani gıpta ile izliyorduk ama proğramların yok artık nedendir...